Makaleler Ağustos 23rd, 2013

Üniversite-İş Hayatı işbirliği üzerine…

Yazar Gül Çiçek Zengin

Ülkemizde özel sektörün en büyük sıkıntılarından biri üniversite mezunlarının iş hayatındaki uygulamaları bilmemeleri.

Evet gerçekten üniversitelerde uygulamaya yönelik eğitim pek yok. Bazı bölümlerde staj zorunluluğu var o da ne kadar yeterli. Birçok işverenin, “stajda öğrenilenlerin çok yetersiz olduğunu ve bu nedenle iş hayatına atıldıklarında işlerine adapte olmalarının çok uzun sürdüğü”nden şikayetçi olduklarına şahit oldum.

Sadece bu açıdan üniversite-iş hayatı işbirliğinde eksiklik yok aynı zamanda öğrencilerin gelecekte girişimci olabilmelerine yönelik bir eğitim de yok. Girişimci olmasalar dahi bir işyerinin sürdürülebilir ekonomi ve üretim/hizmet politikası yürütmesinin ne kadar zor olduğunu, bu noktada çalışanların katkılarının ne kadar önemli olduğunun anlatılması gelecek nesillerin işyerlerine aidiyet duygularının artmasına yardımcı olacaktır.

Bu konuda bir çok üniversitede özellikle sanayi ile işbirliğini artırmak için çalışmalar sürdürülüyor. Ancak bu çalışmalar genelde kağıt üzerinde kalıyor ve öğrencilerin iş hayatına hazırlanmalarına bir katkı da sağlamıyor.

Buradaki eksikliği görerek örnek bir sertifika programı (ücretsiz) yapan bir üniversite biliyorum. Söz konusu bu program ile, üniversitelerinde okuyan mühendislerin staj dışında boş zamanlarında sanayide çalışmalarını sağlayarak uygulamalı deneyim kazanmalarına yardımcı olunmaktadır.

Bu programda aynı zamanda mezunların kendi yetenek ve mesleklerine uygun işlere yönelmelerine rehberlik etmek, iş arama becerilerini geliştirmek, iş ortamında karşılaştıkları eğitim eksikliklerini kendileri ve işverenler ile temasa geçerek belirlemek ve bunların giderilmesi için üniversite yönetimine önerilerde bulunmak da amaçlanmaktadır.

Programın ne kadar başarı ile sürdürülebildiği ise tartışma konusu. Akademisyenlerin üzerinde uzun süre çalışarak ortaya çıkardığı bu programa ilginin sanayi tarafından yetersiz olması çok üzücü. Defalarca üniversite-sanayi işbirliği etkinliklerinde, sanayi ve ticaret odalarında anlatılmasına rağmen sanayiden yeterli talep gelmemekte ve öğrenciler deneyim kazanmaları için işyerlerine yerleştirilememektedir.

Gelecek nesillerin daha başarılı olması ve işyerlerinin yeni kurumsal yapı ve teknolojiye uygun olarak gelişebilmesi/yeni teknolojiler geliştirebilmesi için üniversitelere ve işdünyasına büyük görevler düşmektedir. Örneğin; üniversiteler teorik derslerinin yanı sıra işhayatındaki uygulamaları anlatacak eğitmenleri de derslerine davet etmeli, işverenler de bu konuda gerekli özveriyi göstermelidir. Ayrıca işverenlerin maddi kaygıları bir kenara bırakarak üniversite ile birlikte yapmış oldukları çalışmaların rekabetçi üstünlük sağlaması açısından ne kadar önemli olduğunu kavraması gerekmektedir.

Gül’ce; “Dünyada herşey için, uygarlık için, yaşam için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fen haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir.” Mustafa Kemal Atatürk