Makaleler Şubat 18th, 2015

Sivil Toplum Kuruluşları’na Neden Üye Olunmalı?

Yazar Gül Çiçek Zengin

Sivil Toplum Kuruluşları (STK) kendi çatıları altında büyük bir güç oluşturarak kişilerin tek başlarına yapamadıkları toplum yararına olan çalışmaların el birliği ile yapılmasını sağlamaktadır. Bu çalışmalarını sürdürürken de hiç bir kar amacı gütmemektedir. Bu nedenle kuruluşların faaliyetlerine katkı sağlayan kişiler de hiçbir maddi çıkar gözetmeden gönüllülük esasına göre çalışmaktadırlar.

STK’lar halkın manevi ihtiyaçlarına katkı sağlıyor

STK’lar sosyo-ekonomik, siyasal yada kültürel amaçlara yönelik olarak çalışmakta ve amaçları doğrultusunda toplumun çeşitli sorunlarına çözüm üretmektedir. Yani özel sektör yada kamu sektörünün yetersiz kaldığı alanlarda halkın yada işletmelerin yararına çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalar, eğitim, kişisel ve mesleki danışmanlık hizmetleri olabileceği gibi çeşitli eğlence etkinlikleri ve yardım toplama kermesleri de olabilmektedir. Bu bağlamda STK’lar, toplum yararına çalışmanın yanı sıra kuruluş faaliyetlerine katkı sağlayan kişilerin de manevi tatminlerinin karşılanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Diğer bir deyişle, gönüllü olarak çalışanlar yardım etmenin vermiş olduğu haz ile manevi anlamda tatmin olmakta, STK’nın vermiş olduğu hizmetlerden yararlananlar da ihtiyaçlarının giderilmesinden duyduğu hazzı yaşamaktadırlar.

STK’lar işletmelerin gelişimine katkı sağlıyor

STK’lar ayrıca doğrudan yada dolaylı olark rekabetin artmasına, ticaretin gelişmesine, Ar-Ge, inovasyon yetisinin arttırılmasına ve dolayısıyla ekonomik büyümeye katkı sağlamaktadır. Özellikle işletmelerin STK’lara üye olarak; düzenlemiş olduğu etkinliklere katılması, yürütmüş olduğu faaliyetlerde aktif çalışması, sektörün sorunlarının belirlenmesine ve çözüm önerilerinin oluşturulmasına yönelik eylem planlarının hazırlanmasında etkin rol alması işletmenin gelişimine katkı sağlamaktadır.

Ayrıca ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için de STK’ların rolü büyüktür. Çünkü STK’lar 2023 hedefleri doğrultusunda, üye firmaların ihracatlarını artırmak, Ar-Ge, inovasyon yeteneklerini geliştirmek ve sektörel sorunlara çözüm üretmek için komisyonlar oluşturarak eğitim ve etkinlikleri yapmaktadırlar.

STK’lara üye olmak yük değildir

Birçok kişi yada tüzel kişilikler STK’lara üye olmayı bir maddi yük yada faaliyetlere aktif olarak katılmayı zaman kaybı olarak görmektedir. Ancak STK’ların amaçları doğrultusunda faaliyetlerini sürdürebilmelerinin tek gelir kaynağı üye aidatları ve bağışlardır. Bu aidatlar ve bağışlar olmasa hiçbir STK varlıklarını sürdüremez, hedeflerini gerçekleştiremez. Toplum yararına çalışmalar yapılabilmesi için aidat yükümlülüğünün olması gerekmektedir. Ayrıca birçok kişi yada işletme de faaliyetlere ayrılacak zamanı bir kayıp olarak görmektedir. Halbuki paylaşma, dayanışma, kendini geliştirme, yardım etme, takdir edilme, statü bulma gibi bir çok kişilik ihtiyaçlarını gerçekleştirme imkanını STK’lar aracılığı ile bulmaktadır. Bu nedenle gönüllü faaliyetlerde bulunmak hem kişisel tatmin sağlamakta hemde toplumun sosyo-ekonomik olarak gelişmesine katkı sağlamaktadır.