Makaleler Şubat 18th, 2015

Özel sektör mü devlet memurluğu mu?

Yazar Gül Çiçek Zengin

Artık üniversiteyi bitirmek üzeresiniz. Aklınızda devlet memuru mu olsam, özel sektöre mi girsem soruları geçiyor. Garanti diye devlet memuru olmak cazip geliyor. Ancak çalışacağınız ilin memleketinizden çok uzak olma ihtimali de var. Ayrıca KPSS sınavının zorluğu da sizi korkutuyor. KPSS’den iyi puan alsanız bile torpil söylentileri nedeniyle acaba alınacak mıyım düşünceleri her an aklınızda. Ne olur ne olmaz diye “dayı” bulmak için uğraşıp duruyorsunuz.

Durağan bir hayat için devlet memurluğu

Devlet memurluğuna girmek gerçekten çok zordur. Ancak girdikten sonra çok büyük sıkıntılar yaratmadığınız sürece yeriniz garantidir. İşten atılma gibi bir riskiniz yoktur. Hatta siciliniz iyise gelecekte terfi etme garantiniz de vardır. Karmaşık bir görev tanımı da yoktur. Çalışanların yapacağı iş net bir şekilde belirlenmiştir. Kar amacı güden kuruluş olmadığı için günlük yada aylık ulaşılması gereken üretim adedi vb. hedefler olmadığı için sürekli bir stres ortamı yoktur. Başınızda durup yaptığınız işi takip eden, performans kriterleri koyan ve çıkarmakla tehdit eden bir patron da yok. Maaşların gecikmesi gibi bir durum söz konusu değil.

Bu tabloya bakıldığında kim devlet memuru olmak istemez ki? Ancak devlet memurluğunun özellikle araştırmacı, fikir üretmeyi seven ve çalışmayı hayat prensibi olarak edinmiş kişiler için olumsuz tarafları da çoktur. Devlet memurluğunda yıllarca aynı işi yapmak belli bir sure sonra monotonluk getirecektir. Bir üst kurum yada kişi tarafından verilen kriterleri belirlenmiş işleri yapmaktan dolayı mevcut bilgilerin körelleşmesi kaçınılmazdır. Kişisel fikirlerin, önerilerin önemi pek yoktur. Dolayısıyla takdir edilme nedeniyle edinilecek olan iş tatmini özel sektördeki gibi değildir. Çok çalışsanız, işinizi başarı ile yapsanız bile sizinle aynı pozisyonda çalışan fakat işini tam yapmayan memurlardan farklı bir maaşınız olmayacaktır.

Hedef odaklı, araştırmacı, çalışmayı ve üretmeyi sevenler için özel sektör

Özel sektöre girmek devlet memurluğuna girmekten daha kolaydır. Fikirlerinizi ve önerilerinizi uygulayabilme imkanı da bulunmaktadır. Devlet memurluğu gibi durağan bir ortam yerine her an hareketli, yeni gelişmelerin olduğu ve başarının takdir edildiği bir ortam vardır. Dürüst, güvenli ve iş odaklı çalışan, yeni fikirler üreten yani performansı diğer çalışma arkadaşlarına göre yüksek olan kişiler hem maddi hem de manevi olarak ödüllendirilmektedir.

Kısacası kendini bir çok konuda geliştirip yeni bilgiler edinerek, ortaya müşteriyi ve/veya diğer çalışanları memnun eden bir ürün/hizmet çıkarmanın hazzı bambaşkadır.

Ancak özel sektörde devlet memurluğuna nazaran daha düşük ücretle başlama durumu olabilir. Ekonomi oluşan en ufak krizden işletme ekonomisinde hemen olumsuz etkilenme olabilmektedir. Hedef odaklı çalışmadan dolayı stresli çalışma durumu da söz konusudur. Fakat belli bir tecrübeden sonra kendi işini kurma hayali her türlü riski almaya değer olabilir.

Sonuç olarak özel sektör mü devlet memurluğu mu olacağı aslında kişilik özelliklerine ve hayata bakış açısına gore karar verilmelidir. Sadece garanti olsun diye monoton bir iş düzeni hayatınızı çekilmez hale getirebilir. Yada düzenli ve sakin bir hayatı seven biri için daha kolay diye özel sektöre girmek başarısızlık getirebilir.