Makaleler Şubat 18th, 2015

Hem kadın hem anne adayı hem de çalışan olmak!

Yazar Gül Çiçek Zengin

Kadınların iş hayatında yer edinmeleri ve hedefledikleri noktaya ulaşmaları erkeklerden daha zordur. Çünkü büyük fedakarlık göstermeleri gerektiren bir yol vardır önünde. Henüz anne adayı iken yaşamaya başladıkları ayrımclık ve zorluklar, yerini anne olduktan sonra başka zorluklara bırakacaktır. Tüm bu zorluklara göğüs gererek iyi bir kariyer yapmayı ve iyi bir anne olmayı başarabilen kaç kadın vardır ki?

Çocuklarına yeterince zaman ayıramamaktan ve gereken eğitimi veremeyecek olmaktan korkan bir çok kadın, anne olduktan sonra kariyerini yarım bırakarak ev hanımlığını seçiyor. Bazı kadınlar da gebe kaldıkları andan itibaren işveren tarafından yapılan mobbing nedeniyle işyerinden ayrılmak zorunda kalıyor. Çünkü işveren açısından gebe çalışan demek, yasal izinlerin tamamı kullanıldığında yaklaşık bir yıl o pozisyonun boş kalması demektir. Yerine geçici personel bulmanın zorluğu yada bulunan personelin işe adapte olmadaki geçen süre işverenlerin gebe çalışanlara olumsuz bakmalarına neden oluyor. Ancak gebe çalışan tarafından bakıldığında da yasal hakların ne kadar yetersiz olduğunu gösteriyor.

Gebe çalışan mevzuatı anne adaylarını memnun etmiyor

Gebe ve emziren kadınların çalıştırılma şartlarında 16 Ağustos 2013 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan bir yönetmelikle düzenleme yapılmıştı. Yönetmelik, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki kadın çalıştıran işyerlerinin tamamında uygulanmaya başlandı.

Söz konusu yönetmeliği tüm gebe, emziren ve anne olmak isteyen kadınlar büyük bir merakla bekledi. Ancak beklenen müjdeli haber maalesef gelmemişti.

Her kadın çocuğuyla doğumundan itibaren daha fazla zaman geçirmek ister. Ancak bu zamanı geçim kaygısı ve işsiz kalma düşüncesi olmadan dolu dolu geçirmek ister. Anne adayının 32. Haftada başlayan ve toplamı 16 hafta olan izinle bu kaygısını gidermek mümkün değildir. Bu izini doldurduktan sonra kullanma hakkı olan 6 aylık ücretsiz izni ise ancak geçim sıkıntısı olmayan kadınlar kullanabilir. Bu nedenle gebe ve emziren kadın yönetmeliği yeni anne olmuşları ve anne adaylarını memnun etmediği herkes tarafından bilinmektedir. Ayrıca yönetmelikte yer alan diğer bazı maddeler de çok az anne ve anne adayını kapsamaktadır.

Çocuk bakım ve emzirme odası bulundurma zorunluluğunu taşıyan işletme sayısı çok az

Yine bu yönetmelikte yayınlanan bir maddede “yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100-150 kadın çalışanı olan işyerlerinde emzirme odası ve 150’den çok kadın çalışanı olan işyerlerinde 0-6 yaş çocukların bakımı için bakım ve emzirme odası bulundurma zorunluluğu” yer almıştır. Gerçekten çok güzel bir düzenleme olmakla birlikte yüzde 99’u Kobi işletmesi olan ülkemizde kaç işletme bu yükümlülüğe tabidir? Yani 150’den fazla kadın çalışanı olan işletmelerin bir çoğunun ortalama çalışan sayısı 250’den fazladır. Bu durumda, bu maddedeki yükümlülük ülkemizdeki işletmelerin sadece yüzde 1’ini kapsamaktadır.

Sonuç olarak, mevcut düzenlemelerle kadınların iş hayatına katılımlarını, hedeflenen şekilde arttırmanın mümkün olmadığı açıkça görülmektedir.