Diğer Mart 4th, 2012

Sanayi Devrimi, Sanayi Tarihi ve Türkiye

Yazar Gül Çiçek Zengin

Sanayi devrimi ya da endüstri devrimi, Avrupa’da 18. ve 19. yüzyıllarda yeni buluşların üretime olan etkisi ve buhar gücüyle çalışan makinelerin, makineleşmiş endüstriyi doğurması, bu gelişmelerin de Avrupa’daki sermaye birikimini arttırmasına denir.

Sanayi devrimini doğuran diğer nedenler şunlardır:

· Hızlı nüfus artışı: 16. yüzyıldan başlayarak Avrupa’nın nüfusu hızla arttı.

· Tarımdaki gelişmeler: bu sektördeki nüfus ihtiyacını azaltarak bu nüfusun kentlere göç etmesine neden oldu. böylece kent sanayisine hazır işgücü oluştu.

· Yaşam düzeyi yükseldi: Eskiden lüks sayılan şeker, kahve, çay gibi mallar artık orta sınıf ve alt sınıflar için doğal bir gereksinme olmaya başlıyordu. Bu da dolaylı olarak tüketim malı talebini arttırdı.

· Geniş çaplı yağmalar: Sanayi devriminin en önemli finans kaynağı olmuştur. Gerek İspanyollar tarafından yağmalanan Orta Amerika altınları, gerekse de İspanyol gemilerini vuran, yağmacıları yağmalayan İngiliz gemileri, Avrupa’ya tonlarca altın taşımıştır. Bütün bunlar 16. ve 17. yüzyıllarda, sanayi devrimine götüren süreçleri desteklemiştir.

· Sömürgecilik: Avrupa ülkeleri yeni koloniler oluşturarak buradan getirdikleri malları sanayide kullanmaya başladılar, işlediler ve tekrar sömürgelere sattılar.

Kapitalizm: Orta sınıfın zenginleşmesi sürecine paralel olarak kapital birikimi oluşmaya başladı. Böylece yeni yatırım alanları aranmaya başlandı.

Savaşlar:Savaşlar nedeniyle ortaya çıkan yüksek miktarda silah,lojistik,haberleşme,yemek,giyim,ilaç vs ihtiyacının toplu üretimi.

· Lojistik:Taşıma ve teknolojide meydana gelen gelişmeler

Sanayi devriminin sonuçları:

Öncelikle sermaye el değiştirmeye başlamış, kırsal, tarıma dayalı iş ve işgücü kentlere kaymaya başlamıştır.Yeni bir sermaye sahibi sınıf  doğmuş, sanayiciler ve işçiler toplumun en önemli temsilcileri haline gelmiştir.

Kentleşme ve nüfus artışı

Sanayi devriminin bir başka etkisi de nüfus artışı konusunda oldu. Sanayileşme sayesinde tarım makineleşmiş, böylece aynı miktar toprak daha fazla insanı besleyebilir hale gelmişti.

Ayrıca kent sanayisi, tarım sektörü dışındaki insanlara iş sağlayarak daha fazla insanı besleyebilir duruma gelmişti.

Sanayi devrimi kentlerde nüfus yığılmalarına da neden olmuştur. 1920’lerde ABD nüfusunun yarısı kentlerde yaşıyordu. Kentleşme önemli sorunları da beraberinde getirdi. Gecekondu bölgeleri büyüdü. Bu bölgeler havasız, pis ve kalabalıktı.

Sanayi devrimi kentlere yığılmayı teşvik ettiğinden yerel yönetimler güçlenmeye başlamış bu da kent planlamalarını,konut biçimlerini, ortak yaşam alanlarının gelişimini tetiklemiştir.

Yeni gelişmelerle ortaya çıkan yeni sorunlar,yeni hastalıklar yeni bir eğitim sistemi ihtiyacının gerekliliğini ortaya çıkarmış ve teknik okullar,mühendislik ve tıp fakülteleri birbiri ardına açılmaya başlamıştır.

Üretimle birlikte ortaya çıkan çevre sorunları ve buna bağlı hastalıklar yeni önlemleri gerekli kılmıştır.

Ülke yönetimleri

Sanayi devriminden sonra krallıklar ve her türlü totaliter yönetimler sorgulanmaya başlanmış, Sosyalizm, Komünizm, nasyonal sosyalizm, cumhuriyet, demokrasi tercih edilmeye başlanmıştır.

Türkiye ve sanayi devrimi

Batıda tekstil teknolojisi 1800’de doğmuş,1853’te olgunlaşmaya başlamıştır.

Batıda buharlı demiryolu aracı ”tren” 1825 yılında doğmuş,1913’te olgunlaşmaya başlamıştır.

Hayatımızın vazgeçilmezi otomotiv batıda 1913 de doğmuş,1969’da olgunlaşmaya başlamıştır.

Bilgisayar teknolojileriyle 1969 da tanışan batı dünyası bu sektördeki hızlı gelişimini sürdürüyor.

Sanayi devrimini sürdüren batı 1997’de nanoteknoloji’yi yaşamımıza sokmuş ve bu konudaki gelişimlerine devam ediyor.

1763 yılında buharlı makine icadıyla başlayan dünyadaki sanayileşmeye Osmanlı temkinli yaklaşmıştır. Matbaanın ülkemize geç gelişi, sanayileşmeye duyarsızlığımız maalesef yakın zamana kadar devam etmiştir. Adnan Menderes dönemiyle son bulan tek partili dönem sonrası sanayileşme kısmen başlamış, bu alanda çok önemli gelişmeler Turgut Özal hükümetleriyle başlamış ve Tayyip Erdoğan’la sanayide ve ihracatta sıçrama yaşanmıştır.

Batının 250 yılda geldiği ve her aşamasında toplumsal değişimlerin yaşandığı ”sanayi devrimi” ne yazık ki ülkemize çok geç kalarak yola çıkmıştır.Ancak ülkemizde yaşanan sanayileşme çok hızlı değişim ve dönüşümleri beraberinde getirmiştir.Tek partili dönem, darbeler, dış kaynaklı terör, Ergenekon, demokrasi, Avrupa Birliği’ne giriş çabaları, Türkiye’nin sanayi devrimiyle önemli bir biçimde bağlantılıdır.

Sanayi devrimi ülkemizde 1980 sonrasında etkin olarak yaşanmaktadır. Genellikle yurtdışından ithal makinelerle yapılan üretim gelişmekte, fakat işgücü niteliği aynı hızda gelişememektedir. Batının 200 yılın sonunda  deneyerek kullandığı ve bıraktığı sınıf sendikacılığı ülkemizde de denenmiş ve başarılı olmamıştır. Başarılı olamadığı gibi iş gücünü oluşturan iş görenlerimize zarar vermiştir. Mesleki teknik eğitimin geç ve yetersiz başlaması,Türkiye sanayisini yönlendiren sanayicilerin önemli bir kısmının üretim teknikleri, insan kaynakları, Ar-Ge, inovasyon, sosyal yaşama dahil olma konularındaki yetersizlikleri, ortaklık kültürünün de zayıf olmasıyla zaten olumsuz olan sermaye birikimiyle; hedeflenen ‘’muasır medeniyetlerin üzerine çıkma ‘’vizyonu bir türlü yakalanamamıştır.

Türkiye Cumhuriyetinin hedeflediği 500 milyar dolar ihracat hedefimizin gerçekleşebilmesi için batılıların “sanayi devrimi” serüvenini iyi okumak ve toplumun tüm kesimlerini bu hedefe kilitlemek gereklidir.

Bu hedef için mutlaka mesleki teknik eğitim çağın gereklerine uygun olarak yeniden düzenlenmeli.

Ar – Ge ve inovasyon çalışmaları devletin ana politikaları arasına girmeli.

KOBİ’lerin bir araya gelmeleri teşvik edilmeli.

En zayıf yanımız olan kaynak yetersizliğinin aşılabilmesi için projeye teşvik dahil teşvikler geliştirilmelidir.

Enerji,hammadde, vergi konusunda yapılacak titiz çalışmalar sonrasında sanayicinin bu giderleri düşürülmelidir.

Endüstriyel tarım ve tarımsal endüstri teşvik edilmelidir.

Halkımız; eğitim kurumları yanında diziler, hutbeler, medya yoluyla eğitilerek geliştirilmelidir.

Organize sanayi bölgeleri geliştirilmeli.OSB dışında sanayiye izin verilmemelidir.

 

Kaynak: 25.02.2012 tarihli Sanayi Gazetesi